20 Mayıs 2010 Perşembe

-büyümek

Küçükken yaşıtlarımdan özenip hiç büyümek istemedim.. Onlardan daha olgundum çünkü ileride beni nelerin bekleyeceğini biliyordum.. Hayatım boyunca hep ablalarımı örnek almaya çalıştım.. Ama onların hayatları bana göre değildi bunu biliyordum.. Şimdi hep kaçmak istiyorum yaşamamak belirsizlik kimsenin beni tanımaması görünmez olmak var olmamak insan olarak dünyaya gelmemek.. Küçüklüğümden beri bunlarla kafa yormuşluğum vardır.. Şimdiyse gereksiz bir çaba olarak görüyorum bunlar bile kafamı kurcalamıyor..

Çok bilmiş bir çocuktum ben eve gelen teyzelerden kaptığım bir kaç cümleyi öğrenip ulu orta söylerdim.. Bunlardan biri ütünün açamayacağı hiçbir kırışıklık yoktur idi :D.
Yada 'kadınlar 30 undan sonra 29 umdan gün aldım derler' idi. Bide salak salak yorumumu eklerdim 'ay ne salak kadınnarr anlamıycazz sannki' tarzında milleti gülme krizine sokan tepkilerin kendimi harika olduğunu hissettiren yanları vardı ve gerçekten işe yarıyordu nedenini bilmiyorum :D

11 yaşında OKS yi kazanamazsam kendimi öldürücem kararı almıştım. Açık bir istikbal benim herşeyimdi hedeflerim vardı daha küçüktüm.. İyi eğitimli bir aileden geliyordum onlasr gibi olmak istiyordum.. Ama bunun için hiç çaba göstermedim rahatımı düşündüm ve üzülen ben oldum..

Mısır'ın tarihiyle hep ilgiliydim. 5.sınıftayken okuduğum kitaplardan biri mısırın gizemiydi. Cleopatra 'nın yaşam öyküsü beni benden alırdı sürekli onu okurdum 6 dil bilen zeki kadın. Vay anasını..

Akrep burcunu küçüklüğümden beri yansıtırım hemde tam anlamıyla dünyadaki en kıskanç insan benim ve bu huyumdan nefret ediyorum. İnsanlar yanımda olmadığı zaman onlara değer vermem. Ama onların yanında kendimi çok mutlu hissederim.Aşırıya kaçan yakınlık gösteririm bi insanı gerçekten sevdiğim zaman onu bırakmayı hiç istemem. ve sadece birini kendime uygun görürüm. Benim için 2 değerli insan olmaz. Çok kararsızımdır. Ama bi şekilde en doğrusunu veririm ya hayır ya evet. Evet dedğim zaman vazgeçmem. HAyır dediğim zaman ise insanların benden nefret etmesini sağlayacak uyumsuz bir tavır sergilerim. En yakın bulduğum arkaşım benimle değil başkasıyla ilgilenirse deliye dönerim çünkü çok canım acır insanlar beni sevmiyorlar yargısına hemen kapılırım eve döndüğüm zaman ağlamaya başlarım.. Bir insandan çok kolay nefret edebilirim ve diğer insanlarında ondan nefret etmesini sağlayabilirim. Anlaşamadığım burçlardan biri terazidir. Benim oturaklı yapıma dengesizlikleriyle uyum sağlayamazlar. Moralim bozulduğu zaman insanlara ters bakarım. Aptal aptal sırıtmayı hiç sevmem o yüzden her cümlenin sanonda ufak bir gülümseme yeterlidir benim için..
ve gülümse bebeğim:)

19 Mayıs 2010 Çarşamba

ama sevmeyi öğrenmişti bu gönül çünkü sevmişti!


artık unuttu ve çok mutlu:))

Gönül

Gönlüm Kimse için bu kadar üzülmemişti
Kimse için bu kadar taviz vermemişti
kimsenin yanında olmayı bu kadar istememmişti
çünkü o sevmeyi bilendi
ama o taviz verendi
ikinci plandı gönlüm
hep sevecek olandı.

Yeri ve zamanı

















yeri ve zamanı
ağlamak için
yeri ve zamanı
sevdiğimi söylemek için
yeri ve zamanı
aşkı yaşamak için
tamda yaşı
sevmek için

Kendim için.

yeri ve zamanı
şimdi gidebilirsin
hiç bir şey hissetmiyorum
hiç bir şeyim kalmadığı için
unuttum
hatırlamıyorum
uyandım çünkü seninle geçen düşten

16 Mayıs 2010 Pazar

Yeri ve Zamanı

ne için? yüzeysel bir yazı yazmak için hep içimi anlattım birazcıkta genel konuşayım..
hayatım boyunca hep hasta oldum bazıları gerçekti ama genelde yalandı.
Şimdi yalanların acısını çekiyorum sanırım boğazım gerçekten yanıyor ama söyleyemiyorum inanmayacaklar çünkü;

beyaz
nee
ders çalışmayı düşünüyormusun
hastayım ama yaa ( ya bi git işim gücüm var benim feysime bakcam daha )

Beyaz
ne
bugün bizimle gelecekmisin
hayır :( ( toplu takılmayı sevmem :)
nie
hastayım.

Beyaz
efendim
derse katıl
hastayım hocam öhöh.. (numaracı pislik)


15 Mayıs 2010 Cumartesi

uyuyamıyorum alıstım belki uykusuzluğa ama bu ağır geldi kendimi bile taşıyamıyorum artık.

Öylesine yazılmış bir söz! :)
sözleri ruh halime göre yazmam mutlu olduğum halde yüzm asık olabilir ama bu benim canımı acıtmaz..
bütün gün sinirli sinirli dolaşabilirm insanlarla dertlerimi paylaşmam sinirimi paylaşırım yani onlarıda sinirli hale getiririm.
Bunu neden yapıyorum bilmiyorum..

14 Mayıs 2010 Cuma

acıttığın kalbimin sadece varlığını hissedebilirsin içinde olamazsın!

yaşadığım anları kalbime gömdüm
ne senin için üzüldüm
ne de seninle güldüm
Sadece vardın benim için
boşluk hissimi tamamlayamadan
beni boşuğa hapseden
dost dedğim.

Gene basladım. hayatım isyanlarla tartışmalarla geçti zaten bir insanı dakika içinde silme kabiliyetine sahip olduğum için. yeter artık dediğim zaman içimdeki acıları +günün huysuzluğunuda karşı tarafa atmış oluyorum ama sonra hep benim canım acıyor.

10 Mayıs 2010 Pazartesi

yaşadığım aşkı kalbime gömdüm

Sevgili sandığım başkasına yar olmuş ; o vardı içimde hergn onunla konuşurdum hayata geri bağladı beni zor dönemlerimde kafana takmadan başka bişey söylemesede içimi döktüm ona acımla yaşamadm acımı anlatarak yaşadım ya şimdi.. o birisini deli gibi severken ben nasıl yaşayacağım onunla !

sendin benim dileğim.
ama yanlız olmandı benim temennim.


7 Mayıs 2010 Cuma

Bilmezdim ben aşkın ne olduğunu aşık olunca unuttum ne olduğumu .


Sevmiyorum işte sevmiyorum! ama neden özlüyorum içime kazındığın hissinden neden vazgeçememiyorum bana acı çektiriyorsun beni yaralıyorsun beni üzüyorsun umutsuzca sevmenin ne demek olduğunu öğretiyorsun! senden ve seninle ilgili olan herşeyden nefret ediyorum..
neden seni hala seviyorum?